Ödüller

17. Oscar Boy Film Ödülleri: Kazananlar

Yayınlandı

on

Kale nihayet kapanıyor… Bugün son 2024 eleştirimi yayınladım, son Oscar tahminimi fırından çıkardım ve ödüllerimi de dağıtıp bir sinema yılına daha veda ediyorum. Oscar özelinde zayıf, benim içinse ilklerle ve “iyi ki”lerle dolu bir sene/sezon oldu. Garip bir şekilde tam bağımsız dağıttığım ilk ödül olduğunu da düşünüyorum. Ne son izlediklerimin çok etkisinde kaldım, ne de Oscar’a özel bir bağlılık gösterdim. Büyümek mi, yaşlanmak mı, artık adını koyma işini size bırakıyorum. Arşiv sayfalarında tam sonuçlar ve tablolar sizi beklerken küçükten büyüğe kategori kategori ödül dağıttığım geniş özetli 17. Oscar Boy Film Ödülleri Töreni de aşağıda vuku buluyor. Hadi bakalım, birlikte geçirdiğimiz nice sinema yıllarımız olsun diyerek başlayalım…

EN KÖTÜ FİLM

Here, uzun zamandır izlediğim en çirkin görünen film. Joker, ilkinden bile daha kafasız olmayı başarmış bir kepazelik. Strange Darling, düpedüz incel fantezisi. Trap ise madem bazıları için yılın en iyisi, ben de listenin dibine yerleştirerek bu garipliği katlayabilirim sanki. Ama yok, hiçbiri Emilia Pérez‘in eline su dökemez. 13 dalda Oscar adayı olması, birilerinin bu filmi yenilikçi ve cesur bulması, o Selena Gomez performansı, Karla Sofía Gascón’un tweetleri, Zoe Saldaña’nın birbirinden sahte teşekkür konuşmaları… İşte shitshow dediğin böyle olmalı!

KAZANAN: Emilia Pérez


EN İYİ KUİR FİLM

Aday ettiklerimi cebime atıyorum; üzerine Close to You, Queer, Misericordia, Yurt ve Will & Harper’ı ekleyerek buradaki aday sayısını 10’a bile çıkartabilirdim bu yıl. Açıldığından beri böylesine zengin bir seçki görmemişti bu kategori. Kazananım ise En İyi Film dalının ilk yedeği Love Lies Bleeding. Saint Maud‘da Rose Glass’a pek ısınamamış olsam da, buradaki delişmenliği tüm yıl boyunca aklımdan çıkmadı. Ayrıca… Katy O’Brian, aramıza hoş geldin!

KAZANAN: Love Lies Bleeding


EN İYİ BELGESEL

Dünyanın dört bir yanından filmlerin buluştuğu En İyi Film dalında No Other Land‘i de ödüllendirmeyi çok istemiş olmama rağmen film formunda makale diyebileceğimiz Soundtrack to a Coup d’Etat kadar hiçbir şey etkilemedi sanırım beni. En İyi Film dalında da 2021’deki Flee‘den beri hiç belgesel aday etmemiştim. Üç yıllık kuraklık sona ermiş oldu.

KAZANAN: Soundtrack to a Coup d’Etat


EN İYİ ANİMASYON

Sezonun iki favori animasyonu The Wild Robot ve Flow‘u aday etmediğim için özür dilememe gerek yoktur umarım. Ne yazık ki ikisini de sığdıramadım. Bir ara Memoir of a Snail‘ı seçmeyi planladığım kategoride kazananım demlendikçe içimde büyüyen Look Back oldu. Zaten o da En İyi Film adayı olduğu için çoktan kazananımı belli ettim diye düşünüyorum.

KAZANAN: Look Back


EN İYİ GÖRSEL EFEKT

Bu kategoride ödül dağıtmayı yıldan yıla daha gereksiz bulmaya başlarken müthiş orijinal Robbie Williams biyografisi Better Man imdadıma yetişti. Hâlâ biricik Röbbie’yi (buradan Eda’ya selam olsun) bir şempanze olarak izleyip de hiç yadırgamamış olmama şaşırıyorum.

KAZANAN: Better Man


EN İYİ MAKYAJ & SAÇ TASARIMI

Bu dalda bir body horror filmiyle, hem de The Substance gibi kelli felli bir işle yarışmak zorunda kalan herkese geçmiş olsun. Nicolas Cage’in makyajına, Smile‘ın oluk oluk kan akan yarılmış ağızlarına, Furiosa‘nın bütün delilerine ve Sebastian Stan’in prostetik altına gömülmüş hallerine saygılarımı sunarak ben ödülümü Demi Moore’un çürüyüp morarmış uzuvlarına uzatacağım.

KAZANAN: The Substance


EN İYİ ÖZGÜN ŞARKI

Teker teker adayları anmak istiyorum izninizle… “Forbidden Road”un direkt Better Man için yapılmamış olması, Robbie Williams’ın sandıktan çıkarmış olması umurumda değil. Taş gibi parçaydı ve aday etmeden duramadım. Kneecap beylerinin söylediği en akılda kalıcı şarkı “Sick in the Head” diyemem ama filmin bu dalda bir temsilcisi olması şarttı. “Like a Bird”, bence bu sene özgün şarkı Oscar’ına aday edilmiş en iyi beste. Umuyorum Sing Sing sürpriz yapıp ödülü alır. Twisters‘dan “Out of Oklahoma” aday etmeme şaşıranlar da, gizli country sevdamla ya şimdi tanışsın ya da sonsuza kadar sussun. Kazananım ise hiç kusura bakmayın Exhibiting Forgiveness‘dan “Bricks”. Hiçbiriniz dinlememiş olsanız da, ben Andra Day’in sesine doyamadım bu yıl. Ben R&B kızıyım, ne yapayım?

KAZANAN: “Bricks”, Exhibiting Forgiveness


EN İYİ ÖZGÜN MÜZİK

Her sene oyunculuk dallarıyla birlikte en ince eleyip sık dokuduğum kategori bu. Aday etmeden önce teker teker favori soundtracklerimi sıfırdan dinleyecek kadar çok çalışıyorum burası için. Çıkan sonuçla ne The Brutalist görmek isteyen Oscar takipçilerini, ne de sezonun Challengers sevdalılarını sevindirmeyeceğimi de biliyorum. Ama gençler A Different Man izleyip de Umberto Smerilli’nin melodilerinden etkilenmeyen herkes cin değil mi sizce de?

KAZANAN: A Different Man (Umberto Smerilli)


EN İYİ KOSTÜM TASARIMI

Vallahi Oscar gitsin Wicked‘a versin ödülünü, ben bu dala beşinci sıradan aday ettim Paul Tazewell’in kostümlerini. Yalnız kendisine bir özür borçluyum, West Side Story ile ilk beşime almayarak çok ayıp etmişim. Pandemi kafasıyla değerini bilememişim diyelim. Seçim yaparken birazcık zorlandım. Conclave‘de kardinallerin kıyafetlerinin karakterin özelliklerine göre teker teker nasıl işlendiğini okuyup, bir de üstüne videolu anlatımla izleyerek fikrimi değiştirecek gibi de oldum hatta. Ama sonra eve geri döndüm. Maria‘yı izlediğim günden beri, Angelina Jolie’nin gardırobu için yanıp tutuşuyorum!

KAZANAN: Maria (Massimo Cantini Parrini)


EN İYİ PRODÜKSİYON TASARIMI

Şu Emilia Pérez rezaleti olmasaydı, Fransa’nın Oscar’a giden filmi The Count of Monte Cristo olsaydı, iyi bir dağıtımcı filmi alıp deliler gibi kampanya yapsaydı neler olurdu acaba. En İyi Uluslararası Film adaylığının yanına neler eklerdi? Prodüksiyon tasarımı kategorisinde de aday olur muydu, sırf o şahane kütüphanesi için? Neyse ben acısını çıkarıyorum zaten ödülümü de vererek. “Dorul”, hep aklımdasın çiçeğim…

KAZANAN: The Count of Monte Cristo (Stéphane Taillasson, Jessy Kupperman)


EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ

Şuraya Nosferatu’yu da sığdırabilsem şahane olacaktı ama zaten kazanma şansı yoktu bende. The Brutalist ve Nickel Boys‘un en güçlü yanlarından birinin görüntü yönetimi olduğunu söylememe gerek yoktur diye düşünüyorum. Edward Lachman (Maria), ne yapsa aval aval izlemeye hazırım. The Girl with the Needle‘ı de tüm siyah – beyaz klişeliğiyle öyle bir “yedim” ki, hiç özür dileyemeyeceğim bu ezbere adaylık için. Ancak açık ara favorim renkleriyle büyüleyen All We Imagine as Light olduğu için diğerleri formalite icabı buradalar.

KAZANAN: All We Imagine as Light (Ranabir Das)


EN İYİ KURGU

Yine fişek gibi bir kategori! Her adayımı o kadar çok seviyorum ki kura çekerek ödül versek gözüm arkada kalmaz. Ama ille de bir seçim yapacaksak, sırf final sahnesinin hatırına Challengers diyeceğim. Oscar’a tek bir dalda dahi aday edilmemesi ne acı…

KAZANAN: Challengers (Marco Costa)


EN İYİ TOPLU PERFORMANS

Conclave‘in surat asan kardinalleri, How to Make Millions Before Grandma Dies‘ın sorumluluk kabul etmeyen aile üyelerin, On Becoming a Guinea Fowl‘daki cenaze evi halaları/teyzeleri, Memoir of a Snail‘da acıma acı katan müthiş seslendirme kadrosu… Her birinizi ayrı ayrı kutlayarak ödülü izninizle Hard Truths‘a takdim etmek istiyorum. Bir filmde tek bir zayıf halka mı olmaz? En az diyalogu olan oyuncu bile mi yüzde yüzünü verir?

KAZANAN: Hard Truths


EN İYİ İLK FİLM

Burada 2024 itibarıyla gittiğim kural değişikliğini hatırlatmak gerekirse, artık belgeselleri de ilk film değerlendirmesine dahil ettiğimden bir takım elemeler oldu. Bununla birlikte verdiğim notlardan bağımsız, yönetmenlerin vizyonlarına göre bir ilk beş oluşturmayı da tercih ediyorum artık. Dolayısıyla cillop gibi, kariyerlerini merakla takip edeceğim bir yönetmen beşlisi oluştu. Ödülüm, tabii ki de En İyi Film dalında da ağırladığım Good One‘a. Umuyorum bu seçimim birkaç kişinin daha India Donaldson’ın filmiyle tanışmasına vesile olur.

KAZANAN: Good One (India Donaldson)


EN İYİ UYARLAMA SENARYO

Colson Whitehead çok iyi bir yazar olmasına karşın kitapları çok ağır temalara sahip olduğu için sindirmesi güç oluyor. Barry Jenkins, The Underground Railroad‘da Whitehead’in diline ve dünyasına çok da dokunmadan taşımıştı ekrana. RaMell Ross ve Joslyn Barnes ise Nickel Boys‘da o tesiri beşle çarpıp, bambaşka bir biçime sokuyor kitabı. Okurken zorlandığım kadar filmi izlerken de çarpıldım, ancak senaryodaki denge tokat gibi çarpan romandan kesinlikle daha üstündü.

KAZANAN: Nickel Boys (RaMell Ross, Joslyn Barnes)


EN İYİ ÖZGÜN SENARYO

Gerçekten seçim yaparken en zorlandığım dal oldu burası. Bir şekilde sayıyı ikiye indirmeye başardım ve burun farkıyla Hard Truths, All We Imagine as Light‘ı geçerek ödüle uzandı. Canım Mike Leigh’nin, haddim olmayarak, benden kazandığı ikinci ödül bu. Darısı çok geç olmadan Oscar aldığı güne…

KAZANAN: Hard Truths (Mike Leigh)


EN İYİ YARDIMCI ROL PERFORMANSI

Adayları açıklarken duyurmuştum, bundan böyle oyunculuk kategorilerinde cinsiyete göre bir kategorizasyon yapmayacağım diye. Yalnızca başrol/yardımcı rol ayrımı olacak bundan böyle. Bu sebepten aday sayısını da 10’a çıkardığım için ikişer kazanan seçeceğim. Madem öyle En İyi Film dalında da iki kazanan seç diyebilirsiniz. Ama açıkçası bir sezonda yalnızca iki oyunculuk ödülü vermeyi kabullenemiyorum. Cinsiyet kimliğini aradan çıkartsam da dört ödülden vazgeçmeyeceğim.

Gelelim seçimlerime… Birbirinden müthiş adaylar arasında ilk tercihim kesinlikle Michele Austin. Bence Hard Truths‘un ruhu ve kalbi Austin. Delice ekonomik bir performansla öyle güzel kaptanlık yapıyor ki Mike Leigh’nin incelikli öyküsüne, etkilenmemek elde değil. İkinci ödülüm için biraz düşünmek zorunda kaldım, yalan söylemeyeyim. Kieran Culkin’in (A Real Pain) son sahnesi için bir deliliğe kalkışasım geldi. Aunjanue Ellis-Taylor’a (Exhibiting Forgiveness), Nickel Boys‘daki performansını dahil ederek paket hediye vermeyi de düşündüm. Ancak dönüp dolaşım geldiğim yer Natasha Lyonne oldu. His Three Daughters‘da göstermekten çekinmediği her yarasında öyle bir samimiyet saklıydı ki tesirinin hiç azalmadığını düşündükçe daha iyi anlıyorum.

KAZANANLAR: Michele Austin (Hard Truths) ve Natasha Lyonne (His Three Daughters)


EN İYİ BAŞROL PERFORMANSI

Bu sene The Substance hak ettiği değeri görmeyecek, Demi Moore Oscar’a bile aday olamayacak ve ben de sinirli sinirli ödül vereceğim diye öyle bir ayarlamıştım ki kendimi, şimdi yarışın favorilerinden biri hâline dönüştü diye ödül vermekten vazgeçecek değilim. Evet, ayna karşısındaki sahnesi için değil Oscar’ı, Nobel’i bile hak ediyor! İkinci olarak ise aslında Keith Kupferer’i düşünüyordum uzunca bir süre. Boğazıma kilitlediği düğümü unutturabilen olmamıştı. Ama Hard Truths ertesi korktuğum gerçek oldu ve Ghostlight ödülsüz kaldı. Annemi, aman pardon Marianne Jean-Baptiste’i aşamıyorum. Herhalde Oscar beşlisinde yer almaması son 10, belki de 20 yıldır Akademi Ödülleri’nin yaptığı en büyük hata.

KAZANANLAR: Demi Moore (The Substance) ve Marianne Jean-Baptiste (Hard Truths)


EN İYİ YÖNETMEN

Son dakikaya kadar bambaşka bir seçim yapmayı planlıyordum. Öhöm, RaMell Ross… Ama bir kez daha en çok yönetmenlik yapana ödül vermek istemedim sanıyorum ki. Payal Kapadia’nın Oscar beşlisinde yer almaması bu sezonun en büyük günahlarından. All We Imagine as Light‘da kameranın arkasından öyle bir duyuruyor ki sesini, filmografisine dalmak, önümüzdeki yıllarda çekeceği yeni filmleri izlemek için sabırsızlanıyorum.

KAZANANLAR: Payal Kapadia (All We Imagine as Light)


EN İYİ FİLM

Letterboxd listem halka açık olduğu için Challengers‘la yola başlayıp The Substance‘a direksiyonu kırdığımı, son birkaç haftadır ise zirvede All We Imagine as Light‘ı tuttuğumu görenler olmuştur. Fakat hayatımdaki her şeyi değiştirdiğim bu şahane senede tutunduğum tavırı artık buraya da yansıtmak istiyorum. Kişisel olarak tüm dünyamı işgal eden filme, sadece benim olana ödül vermenin tam zamanı. Canım Mike Leigh’nin Hard Truths‘u kadar ezip geçenler oldu da, böyle büyümedi hiçbiri içimde. Büyük bir gönül ferahlığıyla, geriye dönüp baktıkça hiçbir rüzgara kapılmadan ve tepemde bütün negatifliğiyle kendi fikirlerini dikte etmeye çalışan eski sinema ahalisinden uzakta ödül verdiğim için gurur duyacağım bir sonuçla kapatıyorum yılı. Sevmeyen de sevmesin Hard Truths‘u. Sadece bize kalsın.

TOP 10:

  1. Hard Truths (Mike Leigh)
  2. All We Imagine as Light (Payal Kapadia)
  3. The Substance (Coralie Fargeat)
  4. Nickel Boys (RaMell Ross)
  5. Ghostlight (Alex Thompson & Kelly O’Sullivan)
  6. Good One (India Donaldson)
  7. Look Back (Kiyotaka Oshiyama)
  8. Challengers (Luca Guadagnino)
  9. Soundtrack to a Coup d’Etat (Johan Grimonprez)
  10. A Different Man (Aaron Schimberg)

Yorum yazın...Cevabı iptal et

Exit mobile version